Nişantaşı · Şişli / İstanbul +90 530 088 34 00 WhatsApp
Kadın Sağlığı

Rahim Hastalıkları: Miyom, Polip, Endometriozis, PCOS, Yumurtalık Kistleri ve HPV

Sık görülen rahim, yumurtalık ve rahim ağzı hastalıklarının belirtileri, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında kapsamlı bir rehber.

Rahim, yumurtalık ve rahim ağzı hastalıkları neden birlikte değerlendirilir?

Adet düzensizliği, aşırı kanama, kasık ağrısı, ilişki sırasında ağrı ve vajinal akıntı, kadınların jinekoloji muayenesine başvurmasının sık nedenleridir. Bu belirtiler benzer görünse de kaynakları farklı olabilir. Rahim kasından gelişen bir miyom, rahim içindeki bir polip, yumurtalıkta oluşan bir kist veya rahim ağzındaki iltihap aynı hastalık değildir. Doğru tedavinin ilk adımı, şikâyetin hangi yapıdan kaynaklandığını belirlemektir.

Rahim, gebeliğin geliştiği organdır. Rahmin iç yüzeyini endometrium adı verilen tabaka kaplar. Rahim ağzı, rahmin vajinaya açılan bölümüdür. Yumurtalıklar ise yumurta hücrelerinin geliştiği ve hormonların üretildiği organlardır. Bu yapılar birbirleriyle ilişkili çalışır; ancak birindeki hastalık diğerinin de mutlaka hasta olduğu anlamına gelmez.

Kadın hastalıkları hakkında araştırma yaparken yalnızca hastalığın adına odaklanmak yetersiz kalabilir. Yaş, menopoz durumu, gebelik isteği, belirtilerin süresi ve önceki tedaviler de önemlidir. Örneğin, belirti vermeyen bir miyom izlenebilirken küçük fakat rahim boşluğunu etkileyen bir miyom belirgin kanamaya yol açabilir. Benzer şekilde, bazı yumurtalık kistleri kendiliğinden kaybolurken bazıları ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Hangi belirtilerde beklemeden değerlendirme gerekir?

Her kasık ağrısı acil değildir. Bununla birlikte aniden başlayan, çok şiddetli veya giderek artan ağrı; bayılma, belirgin baş dönmesi, ateş ya da kusmayla birlikte olduğunda gecikmeden değerlendirilmelidir. Gebelik olasılığı bulunan bir kişide ağrı ve vajinal kanama da acil inceleme gerektirebilir. Dış gebelik gibi durumlar yalnızca belirtilere bakılarak dışlanamaz. [1]

Çok yoğun kanamayla birlikte nefes darlığı, çarpıntı, güçsüzlük veya bayılma varsa rutin randevu beklenmemelidir. Menopozdan sonra görülen kanama ise miktarı az olsa bile araştırılmalıdır. İlişki sonrası tekrarlayan kanama, yeni başlayan kalıcı şişkinlik veya açıklanamayan pelvik ağrı da jinekoloji değerlendirmesi için gerekçedir.

Başvuru sırasında kanamanın ne zaman başladığını, yaklaşık miktarını, ağrının yerini ve gebelik ihtimalini anlatmak önemlidir. Kullanılan ilaçlar, özellikle kan sulandırıcılar, ayrıca bildirilmelidir. Evde kalan antibiyotiği veya başkasına önerilmiş hormon ilacını kullanmak, şikâyetin nedenini ortaya koymaz ve değerlendirmeyi geciktirebilir.

Miyom nedir?

Miyomlar, rahmin kas dokusundan gelişen ve çoğunlukla iyi huylu olan oluşumlardır. Tıbbi olarak leiomyom adı da kullanılır. Tek bir miyom bulunabileceği gibi farklı bölgelerde çok sayıda miyom da gelişebilir. Bazıları hiçbir şikâyete yol açmadan ultrason sırasında saptanır. Bazıları ise kanama, ağrı veya bası belirtileri nedeniyle yaşam kalitesini etkiler. [2]

Miyom tanısını duymak, hemen ameliyat olmak gerektiği anlamına gelmez. Değerlendirmede miyomun çapı, sayısı, yerleşimi ve zaman içindeki değişimi önemlidir. Aynı boyuttaki iki miyom, farklı yerlerde bulunduklarında farklı etkiler oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca ultrason raporundaki santimetre değerine bakılarak tedavi seçilmez.

Miyomların hormonlarla ilişkili bir büyüme davranışı vardır. Üreme çağında daha sık değerlendirilirler ve menopozdan sonra küçülebilirler. Ancak menopoz sonrası yeni ortaya çıkan, büyüyen veya kanama yapan bir oluşum ayrıca incelenmelidir. Önceden miyom tanısı bulunması, sonradan gelişen her belirtinin otomatik olarak miyoma bağlanmasını doğru kılmaz.

Miyom türleri ve yerleşimin önemi

Rahim iç boşluğuna doğru büyüyen miyomlar submukozal, rahim kası içinde yerleşenler intramural, dış yüzeye doğru büyüyenler subserozal miyom olarak adlandırılır. Bazıları saplı yapıdadır. Bu sınıflandırma, hem belirtilerin anlaşılmasına hem de uygun girişimin seçilmesine yardımcı olur.

Rahim boşluğunu etkileyen bir miyom, küçük olsa bile kanama veya gebelikle ilgili sorunlar açısından önemli olabilir. Dış yüzeye büyüyen bir miyom ise daha çok çevre organlara bası yapabilir. Hastanın en belirgin şikâyetinin ne olduğu, görüntüleme sonucuyla birlikte ele alınmalıdır.

Raporunda birden fazla miyom bulunan kişinin hepsinin aynı yöntemle çıkarılması gerekmeyebilir. Bazı oluşumlar izlenirken belirtiye neden olduğu düşünülen miyom için işlem planlanabilir. Bu değerlendirme, gereksiz girişimlerden kaçınırken şikâyetin gerçek nedenine odaklanmayı sağlar. [3]

Miyom belirtileri nelerdir?

Miyomlarda aşırı veya uzun süren adet kanaması, pıhtılı kanama, kasıkta baskı, karında dolgunluk ve sık idrara çıkma görülebilir. Bazı kadınlar kabızlık veya cinsel ilişki sırasında rahatsızlık tarif eder. Ancak bu şikâyetlerin hiçbiri tek başına miyoma özgü değildir.

Yoğun kanama devam ettiğinde demir eksikliği ve kansızlık gelişebilir. Sürekli yorgunluk, çarpıntı veya egzersiz sırasında nefes nefese kalma bu nedenle önemsenmelidir. Kanamanın tedavisi ile kansızlığın değerlendirilmesi birbirini tamamlar. Sadece demir takviyesi kullanmak, kanamanın nedeninin araştırılması gereğini ortadan kaldırmaz. [4]

Muayeneye gelirken adet tarihlerini ve kanamanın günlük yaşama etkisini not etmek yararlıdır. İşe gidememek, gece sık ped değiştirmek veya günlük aktiviteleri kanama korkusuyla kısıtlamak, şikâyetin ağırlığını anlatmaya yardımcı olur. Tedavi hedefi yalnızca görüntüdeki oluşumu küçültmek değil, kişinin yaşamını zorlaştıran belirtileri azaltmaktır.

Miyom tanısı nasıl konur?

Tanı değerlendirmesinde jinekolojik muayene ve ultrason temel araçlardır. Uygun olduğunda vajinal ultrason, rahim yapısının ayrıntılı incelenmesine yardımcı olur. Vajinal incelemenin uygun olmadığı veya kişinin kabul etmediği durumlarda alternatif değerlendirme yöntemleri konuşulabilir.

Rahim boşluğu ile ilişkinin netleştirilmesi gerektiğinde histeroskopi veya başka görüntüleme yöntemleri gündeme gelebilir. Çok sayıda miyom, büyük rahim veya ameliyat planlaması gibi durumlarda MR kullanılabilir. Her hastanın tüm tetkikleri yaptırması gerekmez; istenen incelemenin hangi soruyu yanıtlayacağı açıklanmalıdır.

Ultrason raporu tek başına kişisel tedavi planı değildir. Raporun önceki görüntülerle karşılaştırılması, şikâyetlerin zaman içindeki değişimi ve gebelik planının öğrenilmesi önemlidir. Hastalar görüşmede “Bu miyom hangi şikâyetimi açıklıyor?” ve “İzlem sırasında hangi değişiklikte yeniden başvurmalıyım?” sorularını yöneltebilir.

Miyom tedavisi nasıl seçilir?

Belirti vermeyen ve değerlendirmede şüpheli özellik göstermeyen miyomlar takip edilebilir. Takip aralığı kişiye göre belirlenir. Kanama veya ağrı varsa ilaç tedavileri düşünülebilir. Bazı ilaçlar belirtileri azaltır; bazıları belirli koşullarda miyom boyutunu geçici olarak küçültebilir. İlaçla rahatlamak, miyomun tamamen ortadan kalktığını göstermeyebilir.

Gebelik isteği olan ve cerrahi gerektiren hastalarda miyomektomi, yani miyomun çıkarılıp rahmin korunması değerlendirilebilir. Rahim içindeki uygun miyomlar histeroskopik yöntemle tedavi edilebilir. Diğer yerleşimlerde laparoskopik veya açık ameliyat seçimi, oluşumların özellikleri ve güvenli cerrahi koşullarıyla ilişkilidir.

Histerektomi rahmin çıkarılmasıdır ve gelecekte gebelik taşıma olanağını ortadan kaldırır. Bu nedenle sonuçları ayrıntılı konuşulmalıdır. Rahmin çıkarılması, yumurtalıkların da mutlaka çıkarılacağı anlamına gelmez. Ameliyat öncesinde hangi organlara işlem yapılmasının planlandığı açıkça anlaşılmalıdır. [5]

Uterin arter embolizasyonu, miyomun kanlanmasını azaltmayı amaçlayan bir girişimdir. Bazı hastalar için alternatif olabilir. Özellikle gelecekte gebelik isteyen kişilerde seçeneklerin doğurganlık üzerindeki olası etkileri ayrıca değerlendirilir. Her girişimin avantajları, sınırlılıkları ve yeniden tedavi ihtimali bulunmaktadır. [6]

Miyom kansere dönüşür mü, gebeliğe engel olur mu?

Miyomlar genellikle iyi huyludur. Rahimde nadiren görülen sarkomlar, sıradan miyomlarla aynı tanı değildir. Hızlı büyüme tek başına kanser kanıtı sayılmaz; ancak yaş, menopoz durumu ve görüntüleme bulgularıyla birlikte araştırılması gereken bir değişiklik olabilir.

Miyomu bulunan pek çok kadın gebelik yaşayabilir. Etki, özellikle rahim boşluğuyla ilişkiye ve başka doğurganlık etkenlerine bağlıdır. Her miyomun çıkarılması gebelik ihtimalini artırmaz. Gebelik oluşmaması durumunda yumurtlama, tüpler ve erkek faktörü de değerlendirilmelidir.

Ameliyat sonrası gebelik için herkes adına geçerli tek bir bekleme süresi yoktur. Rahim duvarına yapılan işlemin kapsamı ve iyileşme değerlendirmesi önemlidir. Ameliyat notlarının saklanması, daha sonraki gebelik takibinde kullanılabilecek bilgilerin korunmasını sağlar.

Rahim içi polip nedir?

Endometrial polip, rahmin iç yüzeyini döşeyen tabakadan gelişen, rahim boşluğuna uzanan bir oluşumdur. Tek veya çok sayıda olabilir. Miyomdan farklı olarak temel kaynağı rahim kası değil, endometriumdur. Rahim ağzında gelişen servikal poliplerle de karıştırılmamalıdır. [7]

Polipler adetler arasında lekelenme, düzensiz kanama, yoğun adet veya menopoz sonrası kanamayla fark edilebilir. Bazıları belirti vermeden bulunur. İlişki sonrası kanama olduğunda ise sadece polip düşünülmez; rahim ağzı ve vajinal dokular da değerlendirilir.

“Polip var” ifadesi, oluşumun iyi veya kötü huylu olduğunu kesin olarak söylemez. Çoğu polip iyi huyludur; ancak görünüm, yaş, belirtiler ve risk etkenleri değerlendirilir. Çıkarılan dokunun patolojik incelemesi, hücresel özellikleri ortaya koyar ve sonraki yaklaşımı belirler.

Polip tanısı ve histeroskopi

Ultrason, rahim içinde polip şüphesini gösterebilir. Gerekli durumlarda rahim boşluğunun sıvı verilerek incelenmesi veya histeroskopi planlanabilir. Histeroskopi, ince bir kamera ile rahim içinin görülmesini sağlar. Uygun koşullarda tanısal inceleme ile polibin çıkarılması aynı işlemde yapılabilir. [8]

Histeroskopi sırasında karında kesi açılmaz. Bununla birlikte işlem bir tıbbi girişimdir; anestezi ihtiyacı, ağrı kontrolü ve riskleri önceden konuşulmalıdır. Rahim ağzının yapısı, polibin büyüklüğü ve işlemin kapsamı uygulama koşullarını etkileyebilir.

Hastanın işlem sonrası hangi belirtileri bekleyebileceği, işe ne zaman dönebileceği ve kontrolün ne zaman yapılacağı açıklanmalıdır. Patoloji sonucu için kiminle iletişime geçileceğinin bilinmesi de önemlidir. İşlemin tamamlanması, sonucu değerlendirme basamağının atlanabileceği anlamına gelmez.

Her polip alınmalı mı?

Küçük, belirti vermeyen ve düşük riskli bazı poliplerde izlem seçilebilir. Tekrarlayan kanama, menopoz sonrası kanama, şüpheli görünüm veya kişisel risk etkenleri varsa çıkarma ve patoloji incelemesi daha fazla önem kazanır. Karar yalnızca polibin ölçüsüne göre verilmez. [9]

Bazı hormon tedavileri kanama gibi belirtileri azaltabilir; ancak her polibi kalıcı olarak ortadan kaldırmaz. Tedavi sırasında lekelenmenin kesilmesi, değerlendirmesi gereken bir oluşumun tamamen kaybolduğunu kanıtlamaz. Kontrol planı, başlangıçtaki risk değerlendirmesine göre sürdürülür.

Poliplerin gebelik üzerindeki etkisi de kişiseldir. Gebelik planlayan veya yardımcı üreme tedavisi gören kişilerde rahim boşluğunun değerlendirilmesi gerekebilir. Polibin alınması tek başına gebelik garantisi değildir; doğurganlık, birden fazla etkene bağlıdır.

Endometriozis nedir? Çikolata kistiyle aynı şey midir?

Endometriozis, rahim iç tabakasına benzer dokunun rahim dışında bulunmasıyla ilişkili kronik bir hastalıktır. Yumurtalıklar, karın içi zarlar ve başka pelvik yapılar etkilenebilir. İltihabi süreç, yapışıklık ve ağrı gelişimine katkıda bulunur. Hastalığı yalnızca “adet kanının dışarı atılamaması” şeklinde açıklamak eksik kalır. [10]

Çikolata kisti, yumurtalıkta oluşan endometrioma için kullanılan isimdir. Endometriozisin bir görünümüdür; hastalığın tamamı değildir. Yumurtalıkta çikolata kisti olmadan da endometriozis bulunabilir. Dolayısıyla ultrasonda kist görülmemesi, şikâyetleri önemsiz kılmaz.

Endometriozis bazen hafif belirtilerle, bazen de günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen ağrıyla seyreder. Ağrının şiddeti ile lezyonların büyüklüğü her zaman paralel değildir. Küçük görünen hastalıkta yoğun ağrı olabileceği gibi yaygın bulgulara rağmen sınırlı şikâyet de olabilir.

Endometriozis belirtileri nelerdir?

Şiddetli adet ağrısı, kronik kasık ağrısı ve özellikle derin cinsel ilişki sırasında ağrı önemli belirtilerdir. Adet döneminde dışkılama veya idrar yapma sırasında ağrı, bağırsak yakınmaları ve gebelik elde etmekte güçlük de görülebilir. Belirtilerin döngüyle ilişkisi değerlendirmeye yardımcı olur. [11]

Okula, işe veya günlük hayata katılımı engelleyen adet ağrısı, yalnızca “normal kadınlık hali” olarak kabul edilmemelidir. Her şiddetli ağrı endometriozis değildir; ancak tekrarlayan ve işlev kaybına yol açan ağrının araştırılması gerekir. Ağrı kesici kullanma ihtiyacının artması da görüşmede paylaşılmalıdır.

Belirti günlüğünde ağrının zamanı, yaklaşık şiddeti, kullanılan ilaçlar ve bağırsak ya da idrar belirtileri yer alabilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı varsa kişi bunu çekinmeden belirtmelidir. Bu bilgi, hem olası nedenlerin ayrımında hem de yaşam kalitesini hedefleyen tedavinin planlanmasında önem taşır.

Tanı için mutlaka ameliyat gerekir mi?

Güncel yaklaşımda her hastada tanıya ulaşmak veya tedaviye başlamak için ameliyat zorunlu değildir. Öykü, muayene ve uygun görüntüleme birlikte değerlendirilir. Endometriozis şüphesinde ultrason, yumurtalık endometriomaları ve bazı derin lezyonların araştırılmasına yardımcı olur. [12]

Normal ultrason, özellikle yüzeyel endometriozisi tamamen dışlamaz. Derin hastalık şüphesinde uzman değerlendirmesi ve MR gerekebilir. Tedaviye rağmen süren belirtilerde veya belirli klinik soruların yanıtlanması gerektiğinde laparoskopi gündeme gelebilir.

Kan testleri tek başına kesin endometriozis tanısı koydurmaz. CA-125 gibi belirteçler farklı nedenlerle değişebilir. İnternette tanı koyduğu belirtilen paket testlerin hangi hasta grubu için doğrulandığı ve klinik kullanımının ne olduğu sorgulanmalıdır. Değerlendirme, test sonucundan çok kişinin bütün klinik tablosuna dayanır.

Endometriozis tedavisinde ilaç ve cerrahi seçenekler

Tedavi planının merkezinde ağrı, gebelik isteği ve organ etkilenmesi bulunur. Ağrı kontrolü için uygun ilaçlar, hormonal baskılama ve bazı durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Kullanılacak ilacın kişinin sağlık öyküsüne uygunluğu ve olası yan etkileri görüşülmelidir. [13]

Gebelik istemeyen bazı hastalarda kombine hormonal yöntemler veya progestinler ağrıyı azaltabilir. Belirli durumlarda GnRH üzerinden etkili tedaviler kullanılabilir. Hormon tedavisi altında şikâyetlerin azalması önemli bir faydadır; ancak kalıcı ve herkes için geçerli bir iyileşme sözü verilmez.

Dirençli ağrı, şüpheli yumurtalık oluşumu veya bağırsak ve idrar yolları gibi yapıların etkilenmesi cerrahi değerlendirmeye neden olabilir. Derin endometriozis girişimlerinde ilgili uzmanlıkların birlikte çalışması gerekebilir. Ameliyatın hedefi ve hangi yapıların etkilenebileceği önceden konuşulmalıdır.

Çikolata kisti ameliyatında sağlıklı yumurtalık dokusunun korunması önemlidir. Tekrarlayan cerrahiler, iki taraflı kistler ve başlangıçtaki yumurtalık rezervi değerlendirmeyi etkiler. Sadece kisti görmek, herkes için aynı ameliyat kararını doğurmaz. Ağrı tedavisi ve doğurganlık planı bazen farklı öncelikler gerektirebilir. [14]

Endometriozis ve gebelik planlaması

Endometriozis gebelik elde etmeyi zorlaştırabilir; ancak tanı alan herkesin kısır olacağı anlamına gelmez. Yaş, yumurtalık rezervi, tüpler, hastalığın özellikleri ve erkek faktörü birlikte değerlendirilir. Bazı kişiler kendiliğinden gebelik yaşayabilir; bazıları üreme tedavilerinden yararlanabilir. [15]

Aktif gebelik denemesi yapan kişilerde yumurtlamayı baskılayan hormonal tedaviler, o dönemin amacıyla uyumlu olmayabilir. Ağrı tedavisi ile gebelik elde etmeye yönelik yaklaşımın ayrılması gerekir. Gebelik isteme zamanı değiştiğinde tedavi planı da yeniden gözden geçirilmelidir.

Gebelik, endometriozis için kesin tedavi olarak sunulmamalıdır. Belirtiler bazı dönemlerde değişebilir ve daha sonra tekrar ortaya çıkabilir. Rahmin çıkarılması da rahim dışındaki tüm hastalığı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Uzun vadeli izlem, yalnızca bir girişimin sonucuna odaklanmaktan daha kapsamlıdır.

için içerikte yer alabilecek güncel endometriozis gelişmeleri

NICE, 2025 yılında belirli yetişkin hasta gruplarında relugolix içeren kombinasyon ve linzagolix ile ek hormon tedavisini endometriozis belirtileri için seçenekler arasında değerlendirmiştir. Bu gelişme, oral GnRH antagonistlerinin bazı hastalarda tedavi seçeneklerini genişlettiğini gösterir. [12]

Ancak Birleşik Krallık’ta yayımlanan bir öneri, aynı ilacın Türkiye’de aynı ruhsat, erişim veya geri ödeme koşullarına sahip olduğunu kanıtlamaz. Hasta açısından esas soru, kendisine uygun olup olmadığıdır. İlaçların kemik sağlığı, hormonlara bağlı belirtiler ve diğer sağlık sorunları üzerindeki etkileri hekim tarafından değerlendirilmelidir.

“Yeni tedavi” ifadesi, bütün hastalar için ilk veya en iyi seçenek anlamına gelmez. Daha önce kullanılan ilaçlar, gebelik isteği ve belirtilerin ağırlığı seçimde önemlidir.

Adenomyozis ile endometriozis arasındaki fark

Adenomyozis, rahim iç tabakasına benzer dokunun rahmin kas tabakası içinde bulunmasıyla ilişkili durumdur. Endometrioziste ise benzer doku rahim dışında yer alır. İki hastalık birlikte de bulunabilir. Adenomyozis, ağrılı ve yoğun adetlerin olası nedenlerinden biridir. [16]

Miyom, adenomyozis ve endometriozis benzer yakınmalar oluşturabildiği için ayrım görüntüleme ve klinik değerlendirmeyle yapılır. Tedavi seçenekleri, kişinin belirtileri ve gebelik hedefiyle birlikte konuşulur. Ağrının tek bir nedene bağlanması her zaman mümkün olmayabilir; birden fazla etken bulunabilir.

Polikistik over sendromu, yani PCOS nedir?

PCOS, yumurtlama, androjen hormonları ve metabolik sağlıkla ilişkili bir sendromdur. Adındaki “polikistik” ifadesi kafa karıştırabilir. Ultrasonda görülen küçük yapılar çoğunlukla gelişmekte olan foliküllerdir; ameliyat gerektiren klasik yumurtalık kistleriyle aynı değildir. PCOS tanısı için mutlaka kist görülmesi gerekmez. [17]

PCOS, yalnızca adet düzensizliği veya kilo sorunu değildir. Bazı kişilerde tüylenme ve akne, bazılarında gebelik elde etmekte güçlük ön plandadır. Normal kilodaki kadınlarda da görülebilir. Bu nedenle dış görünüşe bakarak tanı koymak veya tanıyı dışlamak mümkün değildir.

Hastalığın yönetimi kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenir. Gebelik istemeyen bir kişide adet düzeni ve endometriumun korunması öncelik olabilir. Gebelik planlayan kişide yumurtlamanın desteklenmesi gündeme gelebilir. Kan şekeri, tansiyon, kan yağları ve ruhsal iyilik hali de değerlendirmenin parçalarıdır.

PCOS belirtileri ve tanı yaklaşımı

Seyrek adet, uzun süre adet görmeme, yüzde veya vücutta belirgin tüylenme, akne ve bazı kişilerde saç seyrelmesi PCOS ile ilişkili olabilir. Kilo artışı ve insülin direnci de görülebilir; ancak herkes aynı belirtileri yaşamaz. Ani ve hızla ilerleyen hormon belirtileri başka nedenler açısından ayrıca araştırılmalıdır.

Erişkinlerde tanı, başka nedenler dışlandıktan sonra yumurtlama düzensizliği, androjen fazlalığı ve polikistik yumurtalık görünümü gibi ölçütlerin değerlendirilmesine dayanır. Uygun erişkinlerde AMH belirli koşullarda değerlendirmeye katılabilir; tek başına tanı testi değildir. Ergenlerde tanı ölçütleri farklı ele alınır. [18]

Tiroid hastalıkları, prolaktin yüksekliği ve başka hormonal durumlar benzer belirtiler oluşturabilir. “Adetim düzensiz, kesin PCOS’um var” sonucuna doğrudan gidilmemelidir. Ultrason raporunda polikistik görünüm yazması da tek başına sendrom tanısı değildir.

Muayenede adet aralıkları, ilk adet yaşı, kullanılan ilaçlar ve aile öyküsü öğrenilir. Testlerin hangi dönemde yapılacağı ve hormon ilaçlarının sonuçları etkileyip etkilemeyeceği konuşulur. Gereksiz geniş test listeleri yerine klinik soruya yönelik incelemeler seçilmesi daha anlaşılır bir değerlendirme sağlar.

PCOS tedavisi: beslenme, ilaçlar ve gebelik hedefi

Sürdürülebilir beslenme, düzenli hareket ve uyku düzeni, PCOS yönetiminin önemli parçalarıdır. Hedef yalnızca tartıdaki sayı değildir. Kan şekeri kontrolü, fiziksel kapasite ve yaşam kalitesi de önemlidir. Herkes için zorunlu tek bir “PCOS diyeti” yoktur.

Gebelik istemeyen kişilerde uygun hormonal yöntemlerle adet kontrolü ve bazı androjen belirtileri yönetilebilir. Metformin, belirli metabolik özellikleri bulunan hastalarda değerlendirilebilir. Tüylenmeye yönelik ilaçlar kullanıldığında gebelikten korunma ve yan etki izlemi ayrıca önem taşır. İlaç seçimi kişisel sağlık öyküsüne dayanır. [19]

Gebelik planında yumurtlama uyarıcı tedaviler gündeme gelebilir. Tedavinin uygunluğu, yalnızca PCOS tanısına değil diğer doğurganlık etkenlerine de bağlıdır. Yumurtalık kistini çıkarmak ile PCOS nedeniyle yumurtlamayı düzenlemek birbirinden farklı işlemlerdir.

Uzun süre adet görmeme, rahim iç tabakasının korunması açısından görüşülmelidir. Aralıklı kanama görülmesi her zaman düzenli yumurtlama anlamına gelmez. Kontrollerde yalnızca adet olup olmadığı değil, kanama düzeni ve tedavinin hedefleri de değerlendirilir.

PCOS’ta takviyeler ve kilo verme ilaçları

İnositol ve benzeri takviyeler hakkında çok sayıda reklam bulunmaktadır. Takviyelerin etkisi, ürün içeriği ve incelenen sonuç bakımından değişebilir. Bunlar herkes için gerekli veya standart tedavinin yerine geçecek ürünler olarak sunulmamalıdır. Kullanılan tüm takviyelerin hekimle paylaşılması uygundur.

Kilo yönetimine yönelik ilaçlar belirli kişilerde düşünülebilir; ancak gebelik planı, eşlik eden hastalıklar ve uzun vadeli kullanım koşulları önemlidir. “PCOS’u tamamen bitiren ilaç” veya “kesin yumurtlama sağlayan doğal kür” gibi ifadeler gerçekçi değildir. Tedavi başarısı kişiye uygun, izlenebilir hedeflerle değerlendirilmelidir.

Yumurtalık kistleri nelerdir?

Yumurtalık kisti, yumurtalıkta veya üzerinde gelişen, sıvı ya da başka içerik taşıyabilen oluşumdur. Üreme çağında görülen kistlerin bir bölümü yumurtlama süreciyle ilişkilidir. Fonksiyonel kistler çoğu zaman birkaç ay içinde gerileyebilir. Her kist kalıcı değildir ve her kist ameliyat gerektirmez. [20]

Kistlerin değerlendirilmesinde sadece çap değil, iç yapısı, duvarı, bölmeleri ve katı alan içerip içermediği önemlidir. Yaş, menopoz durumu ve belirtiler de karara katılır. Aynı büyüklükte iki kist için farklı takip veya tedavi önerileri verilmesi bu nedenle mümkündür.

“Yumurta kisti” yerine “yumurtalık kisti” ifadesi daha doğrudur. Kistin bulunması, yumurtalıkların çalışmadığı veya kişinin gebe kalamayacağı anlamına gelmez. Doğurganlık üzerindeki olası etki, kistin türüne ve diğer klinik özelliklere göre değerlendirilir.

Yumurtalık kisti türleri ve belirtileri

Fonksiyonel kistler, yumurtlama döngüsüyle ilişkilidir. Kanamalı kistler, endometriomalar, dermoid kistler ve diğer iyi huylu ya da şüpheli oluşumlar farklı özellikler gösterir. Ultrasondaki “basit kist” ve “kompleks kist” ifadeleri görüntüleme tanımlarıdır; kompleks görünüm otomatik olarak kanser anlamına gelmez. [21]

Bazı kistler hiç belirti vermez. Bazıları tek taraflı kasık ağrısı, dolgunluk, ilişki sırasında rahatsızlık veya karında şişlik oluşturabilir. Adet düzensizliği bulunan bir kişide saptanan kistin bütün yakınmaları açıkladığı varsayılmamalıdır.

Kistin dönmesi, yani torsiyon, yumurtalığın kanlanmasını etkileyebilir. Aniden başlayan şiddetli tek taraflı ağrıya bulantı veya kusma eşlik edebilir. Kist yırtılması da ağrıya ve bazı durumlarda kanamaya neden olabilir. Böyle bir tabloda planlı kontrol gününü beklemek uygun değildir. [22]

Yumurtalık kistinde takip ve ameliyat

İzlem seçildiğinde kontrolün ne zaman yapılacağı ve hangi belirtilerde daha erken başvurulacağı açıklanmalıdır. Takip, hastalığın önemsenmediği anlamına gelmez; uygun hastada gereksiz ameliyattan kaçınan bir yaklaşım olabilir. Kistin küçülmesi, kaybolması veya yapısının değişmesi sonraki kararı etkiler.

Kalıcı, büyüyen, belirti veren veya şüpheli özellik taşıyan oluşumlarda cerrahi değerlendirme gerekebilir. Uygun iyi huylu kistlerde yumurtalığı koruyarak kistin çıkarılması hedeflenebilir. Ancak her ameliyatta yalnızca kistin alınacağı önceden kesin olarak garanti edilemez. [23]

CA-125 ve diğer belirteçler gerektiğinde yardımcı olabilir; tek başına kanser tanısı koydurmaz. Bazı iyi huylu durumlarda yüksek çıkabilir, bazı kötü huylu durumlarda normal olabilir. Sonuç, ultrason ve klinik değerlendirmeden ayrı yorumlanmamalıdır.

Menopoz sonrasında görülen kistler, üreme çağındaki fonksiyonel kistlerle aynı çerçevede değerlendirilmez. Yine de menopoz sonrası her kist kanser değildir. Güncel RCOG yaklaşımı, belirli özellikte küçük basit kistlerde gereksiz izlemden kaçınabilen risk temelli değerlendirmeyi destekler; kişisel uygulama ilgili bulgulara göre belirlenir. [24]

HPV nedir? HPV pozitifliği ne anlama gelir?

HPV, insan papilloma virüsü için kullanılan kısaltmadır. Cinsel temasla bulaşabilir ve oldukça yaygındır. Bazı tipleri genital siğillerle, bazı yüksek riskli tipleri rahim ağzındaki hücresel değişikliklerle ilişkilidir. HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü zaman içinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol edilir. [25]

HPV pozitifliği kanser tanısı değildir. Önemli olan virüsün tipi, kalıcılığı, sitoloji sonucu ve kişinin önceki tarama öyküsüdür. Bazı sonuçlarda tekrar test, bazılarında kolposkopi gerekir. Bu karar, yalnızca “pozitif” kelimesine bakılarak verilmez.

HPV saptanması, enfeksiyonun kesin olarak ne zaman alındığını göstermez. Daha önce edinilmiş bir enfeksiyon yıllar sonra yeniden saptanabilir. Test sonucundan ilişki hakkında kesin yargılar üretmek doğru değildir. Görüşmenin odağı, gerekli takip ve korunma seçenekleri olmalıdır.

HPV testi, smear ve kolposkopi arasındaki fark

HPV testi, taramada kullanılan yüksek riskli virüs tiplerini araştırır. Smear veya Pap testi, rahim ağzından alınan hücrelerde değişiklik olup olmadığını inceler. Kolposkopi ise rahim ağzının büyütülerek değerlendirildiği işlemdir; gerekli alanlardan biyopsi alınabilir. Bu yöntemler aynı soruya cevap vermez. [26]

Smear sonucunun normal olması, her koşulda HPV bulunmadığını göstermez. HPV testinin negatif olması da belirti bulunan kişide muayene ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Özellikle ilişki sonrası kanama veya açıklanamayan kanama varsa tarama tarihinden bağımsız değerlendirme gerekir.

Kolposkopi istenmesi, kesin kanser bulunduğu anlamına gelmez. Amaç, riskli hücresel değişiklikleri erken aşamada değerlendirmektir. İşlem sonrası alınan biyopsinin sonucu, takip veya tedavi planını belirler. Hastanın raporları saklaması ve önceki sonuçları paylaşması önemlidir.

Türkiye’de rahim ağzı kanseri taraması

Türkiye’nin ulusal tarama programında 30–65 yaş aralığındaki kadınlar için beş yılda bir HPV-DNA testi yer almaktadır. Tarama hizmetleri aile sağlığı merkezleri ve ilgili kamu birimleri üzerinden sunulabilir. Başvuru koşulları ilgili sağlık biriminden öğrenilebilir. [27]

Bu aralık, belirtisi olmayan ve programın rutin koşullarını karşılayan kişiler için genel çerçevedir. Önceden anormal sonuç, bağışıklık baskılanması veya tedavi edilmiş lezyon öyküsü bulunan kişilerde takip farklı olabilir. Kişisel kontrol takvimi, eski sonuçların değerlendirilmesini gerektirir.

Tarama, şikâyeti olmayan kişilerde riskin araştırılmasıdır. Kanama, akıntı veya ağrı için yapılan tanısal değerlendirmeyle aynı değildir. “Beş yıl dolmadı” düşüncesiyle yeni belirtileri bekletmek doğru olmaz. Testin amacı ve kişisel durumdaki yeri açıkça anlaşılmalıdır.

HPV aşısı kimler için değerlendirilir?

HPV aşısı, belirli HPV tiplerine bağlı enfeksiyon ve hastalıkların önlenmesine yöneliktir. Kadınlar ve erkekler için korunma değeri bulunur. Mevcut enfeksiyonu temizleyen, siğili yok eden veya oluşmuş hücresel değişikliği tedavi eden bir ilaç değildir. [28]

Aşının en büyük koruyucu faydası virüsle karşılaşmadan önce sağlanır. Daha ileri yaşta karar, önceki aşılama ve kişisel koşullara göre görüşülebilir. CDC’nin yaşa dayalı önerileri uluslararası bir referanstır; Türkiye’deki ürün ruhsatı, doz planı ve uygulama koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. [29]

Aşı yaptırmak, rahim ağzı taramalarının bırakılması anlamına gelmez. Prezervatif HPV bulaşma riskini azaltabilir; cilt temasıyla bulaş nedeniyle tam koruma sağlamaz. Korunma, aşı, uygun tarama ve risk azaltıcı davranışların birlikte değerlendirilmesine dayanır.

Servisit, yani rahim ağzı iltihabı nedir?

Servisit, rahim ağzındaki iltihabi durumdur. Klamidya ve gonore gibi enfeksiyonlarla ilişkili olabilir; ancak her durumda aynı etken bulunmaz. Tahriş ve başka nedenler de değerlendirmeye katılabilir. HPV ile servisit aynı tanı değildir. [30]

Anormal akıntı, ilişki sonrası veya adetler arasında kanama ve rahatsızlık görülebilir. Bazı kişilerde belirti bulunmayabilir. İdrar yaparken yanma veya kasık ağrısı varsa idrar yolu enfeksiyonu, vajinit ve pelvik inflamatuar hastalık gibi diğer durumlar da düşünülür.

Tanı değerlendirmesinde muayene ve uygun enfeksiyon testleri kullanılır. Antibiyotik seçimi, olası veya saptanan etken, gebelik durumu ve kişisel özelliklere göre yapılır. Akıntının rengine bakarak kesin etken söylemek ve gelişigüzel ilaç kullanmak uygun değildir.

Belirli cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda partnerin değerlendirilmesi gerekir. Tedavi sırasında cinsel ilişkiye ne zaman dönülebileceği açıklanmalıdır. Şikâyetler devam ediyorsa yeniden maruziyet, tedavi başarısızlığı veya başka nedenler araştırılır. Bazı tekrarlayan durumlarda Mycoplasma genitalium testi gündeme gelebilir. [31]

Jinekoloji muayenesine nasıl hazırlanmalı?

Randevu öncesinde son adet tarihini, adet aralıklarını ve şikâyetin başlangıcını not etmek yararlıdır. Önceki ultrason, ameliyat, patoloji, smear ve HPV sonuçları varsa beraberinde getirilmelidir. Kullanılan ilaçların isimleri ve gebelik isteği de değerlendirme sırasında paylaşılmalıdır.

Muayene tek tip değildir. Şikâyete göre karın muayenesi, spekulum değerlendirmesi, ultrason veya örnek alma gerekebilir. Her basamağın amacı açıklanmalı ve kişinin onamı alınmalıdır. Ağrı, korku veya geçmişte zor bir deneyim varsa önceden söylemek değerlendirme koşullarının düzenlenmesine yardımcı olur.

Doktora sorulabilecek yararlı sorular şunlardır: “Hangi tanılar düşünülüyor?”, “Bu tetkik hangi soruyu yanıtlayacak?”, “İzlem ve tedavi seçenekleri neler?”, “Gebelik planım kararı nasıl etkiliyor?” ve “Hangi belirtilerde kontrol tarihini beklememeliyim?” Görüşmenin sonunda planın anlaşılır olması önemlidir.

Tedavi kararını anlamak: takip, ilaç veya girişim

Birden fazla seçenek sunulduğunda hastanın kararsız kalması anlaşılır bir durumdur. Görüşmede öncelikle tedavinin amacı netleştirilmelidir. Kanamayı azaltmak için önerilen bir ilaç, gebelik elde etmeyi hedefleyen tedaviden farklı olabilir. Görüntüdeki oluşumu çıkarmak ile bütün ağrıyı ortadan kaldırmak da her zaman aynı sonuç değildir. Beklenen faydanın hangi belirti üzerinden ölçüleceği açıkça konuşulmalıdır.

Takip önerildiğinde yazılı veya anlaşılır bir kontrol planı yararlıdır. Kontrol tarihi, hangi incelemenin yapılacağı ve daha erken başvurmayı gerektiren belirtiler belirtilmelidir. Hastanın önceki raporları saklaması, değişikliklerin karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Kontrole gidememe ihtimali varsa bunun önceden paylaşılması, uygulanabilir bir plan kurulmasına yardımcı olur. Takip kararı, belirsiz süre boyunca hiçbir değerlendirme yapılmaması anlamına gelmez.

İlaç başlanırken kullanım amacı, beklenen etki ve değerlendirme zamanı öğrenilmelidir. Hastanın “Ne zaman fayda beklemeliyim?” ve “Hangi yan etkide sizinle iletişime geçmeliyim?” sorularını sorması uygundur. Dozları kendi kendine değiştirmek yerine yaşanan sorunların paylaşılması gerekir. Aynı tanıyı taşıyan bir yakının kullandığı ilaç, farklı sağlık öyküsü bulunan kişi için uygun olmayabilir. Gebelik isteği değişirse bu bilgi de gecikmeden bildirilmelidir.

Girişim öncesinde işlemin adı kadar kapsamı da anlaşılmalıdır. Polip çıkarılması, miyom çıkarılması, kist ameliyatı ve rahmin alınması farklı işlemlerdir. Hangi dokunun korunmasının hedeflendiği, patoloji incelemesi yapılıp yapılmayacağı ve sonucun sonraki kararı nasıl etkileyeceği sorulabilir. Anestezi görüşmesi, kullanılan ilaçların bildirilmesi ve işlem sonrası ulaşılabilecek iletişim kanalının öğrenilmesi hazırlığın parçalarıdır.

İyileşme planı günlük hayatla ilişkilendirilmelidir. İşin fiziksel yükü, evde bakım desteği, çocuk bakımı ve ulaşım koşulları hastalar arasında değişir. İnternette paylaşılan tek bir iyileşme süresi herkes için geçerli değildir. İşleme özgü talimatların yazılı alınması, unutulan ayrıntılar nedeniyle yaşanan belirsizliği azaltır. Kontrol ve patoloji sonucunun değerlendirilmesi için gerekli randevu ayrıca planlanmalıdır.

Tedavi sonrasında sonuçlar başlangıçtaki hedefle karşılaştırılmalıdır. Kanama azaldı mı, ağrı günlük yaşamı daha az mı etkiliyor, kullanılan ilaç tolere ediliyor mu? Şikâyet devam ediyorsa ilk tanının yanında başka nedenler de yeniden düşünülmelidir. Hastanın sorularını önceden yazması ve anlamadığı noktaları görüşmede belirtmesi, daha bilinçli karar vermesini destekler. Kararın anlaşılması, tedavi sürecine katılımın önemli bir parçasıdır.

Kontrol görüşmesine giderken yeni belirtilerin, kullanılan ilaçlardaki değişikliklerin ve gebelik planındaki gelişmelerin not edilmesi, değerlendirme sırasında önemli ayrıntıların hatırlanmasını kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular

Adet düzensizliği her zaman rahim hastalığı mı?

Hayır. Gebelik, yumurtlama sorunları, tiroid hastalıkları, kullanılan ilaçlar ve başka nedenler de adet düzenini etkileyebilir. Değerlendirme, kanamanın sıklığı ve miktarının yanında yaş ve eşlik eden belirtileri içerir. Sadece kanamanın düzensiz olmasıyla miyom, polip veya PCOS tanısı konmaz.

Miyom, polip ve kist aynı şey mi?

Hayır. Miyom çoğunlukla rahim kasından, endometrial polip rahim iç tabakasından gelişir. Yumurtalık kisti ise yumurtalıkta bulunan farklı bir oluşumdur. Aynı kişide birden fazlası birlikte bulunabilir. Tedaviler bu nedenle birbirinin yerine kullanılamaz.

Küçük miyom veya polip mutlaka zararsız mı?

Boyut tek başına yeterli değildir. Yerleşim, kanama, menopoz durumu ve görüntüleme özellikleri değerlendirilir. Küçük bir oluşum belirtiye neden olabilir. Buna karşılık daha büyük bir oluşum, belirli koşullarda izlenebilir. Kararın gerekçesi kişisel bulgularla açıklanmalıdır.

Rahim içi polip alındıktan sonra tekrar oluşur mu?

Tekrar oluşabilir. Ancak her hastada nüks beklenmez. Kontrol planı, patoloji sonucu ve devam eden belirtilere göre belirlenir. Yeniden lekelenme veya düzensiz kanama olduğunda bunun otomatik olarak polip nüksü olduğu varsayılmamalı, diğer nedenler de değerlendirilmelidir.

Histeroskopi sonrası gebelik ne zaman planlanır?

İşlemin kapsamı, çıkarılan oluşum ve iyileşme durumu önemlidir. Tanısal inceleme ile derin rahim duvarı işlemi aynı değildir. Tek bir süreyi bütün hastalara uygulamak doğru olmaz. Kontrolde işlem sonucu, patoloji ve gebelik denemesinin uygun zamanı birlikte konuşulmalıdır.

Endometriozis ağrısı psikolojik mi?

Endometriozis fiziksel bir hastalıktır. Kronik ağrı, uyku ve ruhsal iyilik halini de etkileyebilir. Psikolojik destek veya ağrı yönetimi desteği sunulması, ağrının hayali olduğu anlamına gelmez. Kişinin belirtilerinin ciddiye alınması ve uygun neden araştırmasının yapılması önemlidir.

Çikolata kisti ilaçla tamamen kaybolur mu?

İlaçlar ağrıyı ve hastalıkla ilişkili belirtileri azaltabilir. Kistin görünümü zaman içinde değişebilir; ancak herkeste tamamen kaybolacağı söylenemez. Kistin türü, boyutu, gebelik hedefi ve tedaviye yanıt değerlendirilir. Görüntüleme kontrolü, belirtilerle birlikte yorumlanır.

PCOS olan herkes kilo almak zorunda mı?

Hayır. Normal kiloda da PCOS görülebilir. Kilo, değerlendirmedeki unsurlardan biridir. Kan şekeri, adet düzeni ve diğer belirtiler ayrıca önemlidir. Kişiyi sadece kilosuyla değerlendirmek, tanı ve tedavinin önemli parçalarının gözden kaçmasına neden olabilir.

PCOS, menopozla tamamen ortadan kalkar mı?

Yaşla birlikte belirtiler değişebilir; ancak metabolik sağlıkla ilgili değerlendirme önemini koruyabilir. Üreme dönemindeki tanı öyküsü, sonraki sağlık kontrollerinde paylaşılmalıdır. Takip yalnızca yumurtalık ultrasonuna odaklanmamalıdır. Kan şekeri, tansiyon ve diğer kişisel riskler değerlendirmeye katılabilir.

Yumurtalık kisti patlarsa mutlaka ameliyat gerekir mi?

Her durumda gerekmez. Ağrının şiddeti, kanama, genel durum ve görüntüleme bulguları kararın temelidir. Bazı hastalar izlenebilir; bazıları acil girişim gerektirebilir. Ani ağrı, bayılma veya belirgin güçsüzlük varsa evde kendi kendine karar verilmemelidir.

CA-125 yüksekliği kanser olduğumu mu gösterir?

Hayır. Bu test farklı iyi huylu durumlarda da yüksek olabilir. Normal sonuç da bütün kanserleri dışlamaz. Hekim testi, yaş, menopoz durumu, ultrason ve diğer bulgularla birlikte yorumlar. Tek bir laboratuvar değerine bakarak kesin tanıya ulaşmak doğru değildir.

HPV pozitifliği için rahim alınır mı?

HPV pozitifliği tek başına rahmin alınması gerekçesi değildir. Hücresel değişikliklerin bulunup bulunmadığı ve derecesi önemlidir. Takip, kolposkopi veya belirli lezyonlara yönelik tedavi düşünülebilir. Organı çıkarma gibi kararlar ayrı klinik gerekçeler ve ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

HPV varken aşı yapılabilir mi?

Mevcut enfeksiyon, bütün aşı tipleriyle daha önce karşılaşıldığı anlamına gelmez. Aşı kararı yaş, önceki dozlar ve kişisel koşullara göre değerlendirilebilir. Ancak aşı mevcut HPV enfeksiyonunun tedavisi olarak sunulmamalıdır. HPV takibi ve aşı planı farklı amaçlarla yürütülür.

İlişki sonrası kanama yalnızca rahim ağzı iltihabı mı?

Hayır. Tahriş, polip, vajinal değişiklikler ve rahim ağzındaki başka sorunlar da olasıdır. Tekrarlayan kanama değerlendirilmelidir. Yakın zamanda normal smear sonucu alınmış olması, yeni başlayan bir belirtinin araştırılmasına engel değildir. Kanamanın kaynağı muayeneyle belirlenmeye çalışılır.

Vajinal akıntının tamamı enfeksiyon mu?

Hayır. Akıntının miktarı ve yapısı döngüye göre değişebilir. Yeni başlayan kötü koku, kaşıntı, yanma, kanama veya ağrı değerlendirme gerekçesidir. Vajina içini yıkamak veya gelişigüzel ürün kullanmak yerine şikâyetin kaynağını araştırmak daha uygundur.

Menopoz sonrası hafif lekelenme bekleyebilir mi?

Menopoz sonrası kanama az miktarda bile olsa değerlendirilmelidir. İyi huylu nedenler bulunabilir; ancak bunları muayene olmadan varsaymak doğru değildir. Kanamanın zamanı, tekrar edip etmediği ve kullanılan hormon veya diğer ilaçlar görüşmede paylaşılmalıdır.

Bu hastalıkların hepsi aynı anda bulunabilir mi?

Birden fazla jinekolojik durum birlikte bulunabilir. Miyom saptanmış bir kişide ağrının başka nedeni olabilir; HPV pozitifliği bulunan bir kişide kanama ayrıca araştırılabilir. Tanılar birbirini otomatik olarak açıklamaz. Tedavinin hangi belirtiyi hedeflediğinin anlaşılması önemlidir.

Muayene için adet bitmesini beklemek gerekir mi?

Planlı bazı incelemelerde uygun döngü zamanı seçilebilir. Ancak acil ağrı veya çok yoğun kanama varsa adet bitmesini beklemek doğru değildir. Randevu birimine şikâyetin ve kanamanın bildirilmesi, uygun zamanlamanın belirlenmesini kolaylaştırır. Gerekli değerlendirme kişisel duruma göre yapılır.

Randevu

Sorularınızı birlikte değerlendirelim

Muayene ve randevu için telefon, WhatsApp veya randevu formu üzerinden ulaşabilirsiniz. Size uygun zamanı birlikte planlayalım.